Hasan El Benna hilafetin yıkılışıyla yeni bir ihya hareketi başlattı - Mardindosthaber
26 Nisan 2019 01:45          Ana Sayfa Ana Sayfa    Fotoğraf Galeri Foto Galeri    Video Galeri Video Galeri    Video Galeri RSS    İletişim    Künye    Sitene Ekle         
 
Hasan El Benna hilafetin yıkılışıyla yeni bir ihya hareketi başlattı
Mısır Müslüman Kardeşler cemaati yetkililerinden Dr. Hüseyin Abdülkadir, Şehit Hasan El- Benna’nın, Osmanlı hilafetinin yıkılışının hemen ardından Müslüman Kardeşler cemaatini kurarak yeni bir ihya hareketi başlattığını söyledi.
-
12 Şubat 2019 Salı Saat 18:28
-
Yirminci asırda İslam âlemi için önemli lider şahsiyetlerden olan ve Mısır’da bir ihya hareketi başlatan Müslüman Kardeşler cemaati kurucusu Şehit Hasan El Benna, şehadetinin 70’inci yılında rahmetle yâd ediliyor.

Şehit Hasan El- Benna hakkında İLKHA’ya değerlendirmelerde bulunan Hürriyet ve Adalet Partisi yetkilisi ve aynı zamanda Müslüman Kardeşler hareketinin öncülerinden olan Dr. Hüseyin Abdülkadir, El Benna’nın Osmanlı hilafetinin yıkılışının hemen ardından Müslüman Kardeşler cemaatini kurduğunu söyledi.

1924 yılında Avrupalıların hilafeti düşürmede başarıya ulaştıklarını ve bundan 4 yıl sonra Şehit Hasan El-Benna’nın İhvanı Müslimin hareketini kurduğunu belirten Abdulkadir, İmam Hasan El Benna’nın cemaati kurmadan önce de bir takım faaliyetlerinin olduğunu ve bu sebeple kendisine asrın müceddidi denildiğini ifade etti.

İmam Hasan El Benna’nın birçok özelliğinin oluğunu ve Ömer bin Abdülaziz gibi adaleti kolayca yayabildiğini hatırlatan Abdulkadir, “İmam İbn-i Teymiyye ya da Ahmet bin Hanbel gibi fıkıhta ilmi bir derinliğe sahip değildi. Ancak İmam Hasan El Benna’nın yaptıkları arasında en önemli olanı risalelerinde dünya devletlerinin kendi düzenlerinde kullanabilecekleri önerileri, İslam şeriatında delil olarak kullanılabilecek genel fıkhi kaideler de ortaya koymuştur. İslam ümmetinin genelini aynı değerler altında toplayacak 20 ana esastan oluşan kaideler ortaya koymuştur.” dedi.

“Kişilerin inşasıyla İslami bir devlet inşa etme hedefi vardı”

Hasan El Benna’nın insanların kişiliğini ihya etmekle bir devleti ihya etmek gibi engin düşüncelere sahip olduğunu söyleyen Abdulkadir, “İmam Hasan El Benna bir mutasavvıftı. Mekke’ye hac farizasını yerine getirmeye gittiğinde orada büyük devlet adamlarının olduğu bir konferansa katılır. Her devlet adamının kendi lehçesini veyahut dilini doğru düzgün konuşamadığını görür. İmam Hasan El Benna orada Kur'an Arapçasıyla güzel bir konuşma yaparak dikkatleri kendi üzerine çeker. En çok kişiliğin inşası üzerine yoğunlaşırdı. Ondan önce veyahut onun yaşadığı dönemde kıymetli fikir adamları vardı ama İmam'ın bunların arasında en belirgin özelliği kişilerin inşasıyla İslami bir devletin inşası hedefini güderdi. 'Öncelik sizin kendi nefsinize güç yetirmeniz, eğer ona güç yetirebilirseniz kendiniz dışındakilerine daha çok güç yetirebilirsiniz.' derdi. İmam bunu Müslüman ferdin oluşumu, Müslüman ailenin oluşumu ve son olarak Müslüman bir toplumun oluşumuyla İslami devletin tesisiyle, hilafetin tekrar geri kazanılması şeklinde kısımlara ayırmıştı.” şeklinde konuştu.

“Gençler İslami davanın yükünü omuzlayan sarsılmaz güçtür”

El Benna’nın çalışmalarında gençlere ayrı bir önem verdiğini belirten Abdulkadir, konuşmasını şu şekilde sürdürdü;

“İmam Hasan El Benna, gençlere çok önem verirdi. Ümmetin dirilişinin gençlerle olacağı vurgusunu yapardı. Gençler İslami davanın yükünü omuzlayan sarsılmaz güçtür. Buna delil olarak sık sık şunu dile getirirdi. Allah resulü ilk davete başlarken etrafında olanların çoğu gençlerden oluşuyordu. İmam Hasan El Benna’nın en çok önem verdiği hususlardan biri de düşünce yöntemi ve bilinçti. Hürriyete önem verirdi. Kadınlara da önem verirdi. Onlara özel bir risale kaleme almıştır. Cihadın asıl mefhumunu açıklayarak cihada önem verirdi. İslam akidesine de önem verirdi. Ayrıca bu konu üzerinde bir risale kaleme almıştır. Öncülüğünü yürüttüğü davanın ulusal çapta yer edinmesini hedeflerdi. Bu nedenle ihvanın fikrinin Avrupa’dan Asya’ya tüm kıtalara yayıldığını görüyoruz. İhvan-ül Müslimin fikriyatı esnek ve gelişime açık bir konumdadır. Çünkü davamız, dinimiz İslam’dır. Biz yeni bir dava veyahut yeni bir din ortaya çıkarmıyoruz. Tüm İslami kaide ve esaslardan besleniyor. Onun için bu dava devamlılığını sürdürüyor." (Zeyd Varol, Nizamettin Aşkın-İLKHA)

YORUMLAR - YORUM YAZ      
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Bu haberde ilk sözü siz söyleyin!

DİĞER HABERLER
SONDAKİKA HABERLER!
Yazarlar
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:36 05:22 12:26 16:11 19:10 20:42
Konuk Yazarlar
Edip Akar
M.H�seyin Demirk
�smail �evik
Mehmet Kara
Serhad Amed
Fethullah Zengin
Bedirhan Yi�it
Zeynep G�lery�z
Abdullah Eren
�mer �zda�
Aziz Yi�it
Makale Yarmas
Ay�e Aslan
Yahya S. Y�ld�z
Fasih Memi�
Sena D�ndar
Çok Okunanlar

YORUMCU: Sorgl ztrk
YORUMCU: SMAL EVK
YORUMCU: AYEN zen
YORUMCU: mardini
YORUMCU: Veysi itm
YORUMCU: Receb nidnek
YORUMCU: tayyar elito
YORUMCU: Necmi
Mardin Hava Durumu :
MARDIN
Foto Galeri    Video Galeri    Güncel    Ekonomi    Spor    Eğitim    Siyaset    Yaþam    Sağlık    Dünya    Kültür-Sanat    Bilim-Teknoloji   

iletişim - Künye - Sitene Ekle - RSS Servisi - Bütün Manşetler

Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.