16 Şubat 2019 16:01          Ana Sayfa Ana Sayfa    Fotoğraf Galeri Foto Galeri    Video Galeri Video Galeri    Video Galeri RSS    İletişim    Künye    Sitene Ekle         
 
Yitirdiğimiz Bir Erdem: Tevazu / M. Salih Şimşek - Mardindosthaber
Yitirdiğimiz Bir Erdem: Tevazu
M. Salih Şimşek / mardindosthaber@hotmail.com
 
31 Ekim 2018 Çarşamba Saat 15:07

Bismillahirrahmanirrahim…

Efendimizin (as) mübarek hayatını ve O’nun terbiyesinde yetişen Ehlibeyt ve Ashabının hayatlarını okuyanlar, ittifak ederek, şunu söylerler: Onlar havsalamızın alamayacağı kadar sade ve mütevazı bir hayata sahiptirler. Lüks, şatafat ve debdebe onların hayatlarında asla yer bulmamış ve bütün bunlardan bilinçli bir şekilde uzak durmuşlardır.

Onlar sadece Mekke’de zulüm ve işkence altında iken değil, bilakis Medine’de devlet kurup, Bizans ve Sasanilerin hazineleri oluk oluk akarken de sade ve mütevazı idiler. Dünya onları asla aldatamadı ve kalplerinde yer bulamadı.

Efendimizin (as) elçileri mescidinde ağırlaması, ağırladığı misafirlerini sahip olduğu tek minderde oturtması, eline geçen dünyalık ne varsa bekletmeden ihtiyaç sahiplerine dağıtması, O’nun elinde yetişen Ashabından Hz. Ömer’in halife olduğu zamanda bile yamalı elbise giymesi, Ebu Zer’in “Bizim başka bir evimiz var, eşyalarımızı oraya gönderiyoruz” diyerek tüm dikkatlerin ahirete verilmesi gerektiğini belirtmesi ve burada yazamayacağımız kadar örnekler bize hep onların sade ve mütevazı hayatını ifade etmektedir. Örnekler bitmez. Saymaya kalkarsak, ciltlerle kitap eder.

Ve bunu bilinçli bir tercihle yapıyorlardı.

Ve de imkanları olduğu halde bunu yaptılar ve sade yaşadılar.

Efendimiz (as) isteseydi, Uhud Dağı altına çevrilir ve kendisi nereye giderse oraya götürülürdü. Ama O (as) istemedi. Ashabı da onca ganimet ve dünyalığa kanmadılar.

Gelelim günümüze ve bize. Maalesef durumumuz içler acısıdır. İddiamızdan vurulduk, vuruluyoruz. Evlerimizdeki şatafatın, debdebenin, lüksün ve israfın haddi hesabı yok. Ne olursa olsun lüksümüzden taviz vermiyoruz. Önce kendi nefsim olmak üzere soruyorum; “Efendimizi (as) kaçımız gözümüzü kırpmadan ve utanmadan evimizde, iş yerimizde, ofisimizde, derneğimizde, partimizde veya lokalimizde ağırlayabiliriz, buyur edebiliriz?!”

Zalimlerin ateşi başta Müslümanlar olmak üzere tüm dünyayı yakarken, lüksümüzden taviz vermeden, manevi bir elin gelip, zalimleri imha etmesini bekliyoruz. Sadece kavli dualarla yetiniyoruz. Oysa elimizden gelenleri yapıp, fiili duada bulunmadan, kavli duanın da bir karşılık bulması beklenmemeli.

En basit bir yöneticinin sadece odasının masa, sandalye ve dekoruna harcadığı rakamlar korkunç. Kendi kendimizi de çok güzel kandırıyoruz: Bu zamanda bunlar gereklidir. Şatafat olmazsa, değer görmezsin. Başkasını anlarım da, İslam için mücadele edenlerin bu hataya düşmesi kabul edilebilir mi? Hasırdan bir yatakta yatan ve hasırın mübarek vücudunda iz bıraktığı sade ve mütevazı bir Peygamberin ümmeti değil miyiz? Bu durumu görüp de, ağlayan ve Kisraları hatırlatan Hz. Ömer’e, “Ey Ömer, istemez misin dünya onların, ahiret de bizim olsun” buyuran bir Peygamberin ümmeti değil miyiz?

O da devlet başkanlarının elçilerini kabul etti. Ama mescidinde ve sadeliğinden zerre kadar taviz vermeden... O isteseydi, saraylar inşa edemez miydi? Altından taht üzerinde oturamaz mıydı? Lüks ve şatafatlı bir hayat yaşayamaz mıydı? Keza Ehlibeyti ve Ashabı da...

Yüzümüz ahirete dönük olduğu müddetçe, dünya peşimizden geldi, geliyor ve gelecek. Ama batılıların peşine takılıp da, yüzümüzü dünyaya çevirdiğimiz zaman, dünyayı da kaybettik, asaletimizi de, onurumuzu da, devletimizi de, evimizi de. Hatta kimi zaman ahiretimizi de yitirdik.

Batılılar her şeyden önce zihinlerimize hükmettiler ve düşüncelerimizi işgal ettiler. Maddiyatla kaplı kirli düşünce ve yaşayışlarını bize de empoze ettiler.

Bu şatafat, debdebe, lüks ve konfor bizi bitirmeden, Efendimiz (as), Ehlibeyt ve Ashabın, yaşayan Kur’an olarak, bize miras bıraktıkları sade ve mütevazı hayatımıza geri dönmeye mecburuz.

YORUMLAR - YORUM YAZ      

Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. Bu yazı için ilk sözü siz söyleyin!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
SONDAKİKA HABERLER!
Yazarlar
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
05:23 06:58 12:42 15:43 18:05 19:30
Konuk Yazarlar
Abdullah Kavan
Edip Akar
�smail �evik
Mehmet Kara
Serhad Amed
Fethullah Zengin
Bedirhan Yi�it
Zeynep G�lery�z
Abdullah Eren
�mer �zda�
Makale Yarmas
Ay�e Aslan
Aziz Yi�it
Fasih Memi�
Sena D�ndar
Yahya S. Y�ld�z
Çok Okunanlar

YORUMCU: Sorgl ztrk
YORUMCU: SMAL EVK
YORUMCU: AYEN zen
YORUMCU: mardini
YORUMCU: Veysi itm
YORUMCU: Receb nidnek
YORUMCU: tayyar elito
YORUMCU: Necmi
Mardin Hava Durumu :
MARDIN
Foto Galeri    Video Galeri    Güncel    Ekonomi    Spor    Eğitim    Siyaset    Yaþam    Sağlık    Dünya    Kültür-Sanat    Bilim-Teknoloji   

iletişim - Künye - Sitene Ekle - RSS Servisi - Bütün Manşetler

Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.